Geribildirimleri Eyleme Dönüştürememek

İş dünyası ve kişisel gelişimde önemli bir araç olan geribildirim aynı zamanda büyümeyi destekleyen kritik bir unsurdur. Bu denli önemli olan bu kavram üzerine aslında çoğu zaman araştırmalar yapılıyor, üzerine çok kafa yoruluyor. Ancak, yapılan tüm bu çalışmalar ve çabalar, geri bildirimin doğru bir şekilde alınması ve uygulanmasıyla gerçek değerini buluyor.

İşte yazımızın konusu tam da burada başlıyor. Aslında herkesin bildiği gibi anketler, öneri kutuları, mini toplantılar çalışanlardan geribildirimlerini toplamak için mükemmel yollar. Bu yolları kullanmak ve geribildirimleri toplamak ile ilgili hiç sorun yaşanmıyor. Fakat bu verilerin toplanmasından daha da önemli olan bir şey hep gözden kaçıyor. Eyleme dönüştürmek!

Sözün önemli; ama eylemin gerekli olduğu konusu her zaman atlanıyor. Bu sadece ülkemizde böyle değil tabi ki. Mesela 2023 yılında yapılan bir ankete göre, ABD’deki 3 bin 500 çalışanın sadece yüzde 34’ü verdikleri geribildirimler üzerine şirketlerinin, kişilerin harekete geçeceğine inanıyor. Bu araştırma sonucundan yola çıkarak, “geribildirimi eyleme dönüştürmemek, çalışan tatmini ve iş sonuçlarını önemli ölçüde azaltıyor” sonucuna varmak mümkün. Ankete katılanların neredeyse yüzde 70’i kendilerini işlerine bağlı hissetmediklerini ve işleriyle anlamlı bir bağ kuramadıklarını, verdikleri geribildirimlerin sonuçsuz kaldığını söylüyor.

Bu bağlamda, çalışanların seslerinin duyulmadığını hissetmeleri şirketlerin genel performansını olumsuz etkiliyor diyebiliriz. Şirketlerin, yöneticilerin geri bildirim süreçlerini daha etkili ve şeffaf hale getirmeleri, bu olumsuz durumu tersine çevirebilir. Geri bildirimlere dayalı somut adımlar atmak, çalışanların şirkete olan güvenini arttıracağı gibi çalışanları daha motive ve işine, şirketine bağlı hale getirecektir. Bu da uzun vadede hem çalışan memnuniyetini hem de şirketin başarısını artıracaktır.

Ayrıca, alınan geri bildirimlerin eyleme dönüştürülmesi, etkin bir şekilde yönetilmesi, inovasyon ve yaratıcılığın artmasına da katkı sağlayacaktır. Çalışanlar, fikirlerinin değerlendirildiğini ve uygulandığını gördüklerinde, dolaylı olarak daha yenilikçi düşünceler ve öneriler sunmaya teşvik edilirler.

Geribildirim toplamak değil, onu eyleme dönüştürmek fark yaratır. Çalışanın sesini duymayan kurum, önce güvenini, sonra yeteneklerini kaybeder. Oysa küçük ama somut adımlar, hem bağlılığı hem de yeniliği büyütür.

Sonuç olarak, geri bildirimlerin etkili bir şekilde işlenmesi ve eyleme dönüştürülmesi, sadece çalışan memnuniyetini ve şirketin başarısını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda şirketin uzun vadeli sürdürülebilirliğini de güçlendirecektir.